Günümüz
çevre koşulları göz önünde bulundurulduğu zaman, engelli bireylerin yaşam
içinde daha kolay yer almalarını sağlayacak meslek dalları arasında mimarlık ve
tasarım disiplini öncelikli konumdadır. Tasarlayıcı ve uygulamacı rolündeki
mimarın ilk dikkat etmesi gereken husus, tasarladığı çevrenin, yapıların ve
mekanların kısacası yapılı çevrenin herkesin kullanımına uygun şekilde
tasarlanmasıdır. Tasarım yaklaşımının makro ölçekten mikro ölçeğe hayatımızın
her noktasında söz konusu olduğu düşünüldüğünde yapılı çevre ve ürün özeline kadar
her ölçek, her bireyin kullanımına hizmet vermelidir.
Bu nedenle "engellilere uygun
çözümlerin üretilmesi için öncelikle engellilerin psikolojik durumlarının
bilinmesi gerekmektedir" (Goldsmith 1984, 43). Çeşitli risk faktörleri ile
günlük yaşantısında karşı karşıya kalabilen birey / engelli, fiziksel, çevresel
ve psikolojik açıdan belirli problemlerle karşılaşmaktadır. Bu problemleri en
aza indirebilmek için tasarım disiplininin her ölçeğinde evrensel açıdan göz
önünde bulundurulması gereken tasarım problemleri, psikolojik etki kadar dikkat
edilmesi gereken hususların başında yer almalıdır. Çeşitli alt gruplara ayrılan
tasarım disiplininde ergonomik koşulların gerçekliği de önem teşkil etmektedir.
Engelli bireylerin " edilgen birey " olarak değil, "toplum ve
çevresel faktörler izin verirse aktif görev yapabilecek yetenekli insanlar
olarak kabul edilmesiyle konumları değişebilir" (Thiberg 1996, 294).
Mimari disiplin bağlamında irdelendiği zaman
mekân-donatı-insan arasındaki bağ, tüm kullanıcıların hak ettiği hayatı
yaşayabilmesi için evrensel tasarım ilkelerinin doğru değerlendirilerek hayata
geçirilmesi konusunu vurgulamaktadır.
Evrensel tasarım gerek kentsel mekânı gerek iç
mekânı, tüm insanların kullanımına imkân tanıyan donatı tasarımlarının gerçekleştirebilmesine
yardımcı olan esas tasarım düşüncesidir. Evrensel tasarım mümkün olduğunca
geniş kitlelere ulaşabilen ve insanla uyum içinde çalışabilen bir tasarım
anlayışı olarak tanımlamaktadır (Mace, Hardie ve Place 1991, Aktaran Belir
2018: 1). Bu ifadeye göre, mekânı tanımlayan her bir eleman tüm kullanıcılara
hitap edebilmeli, farklı fonksiyonlara sahip olabilmeli ve
dönüştürülebilmelidir. Yani prototip ve yaşam alanına yönelik tasarım
anlayışının her bir bireyin faydalanabilmesine olanak tanıması, herkes için
tasarım düşüncesine işaret etmektedir (Evcil 2014: 13).
Bu çalışmanın amacı belirlenen somut problem
karşısında odak noktanın insan olduğu, öznenin mekanla olan bağını
güçlendirecek farklı tasarım uygulamalarının geliştirilmesine yönelik çözüm
önerileri sunmaktır. İnsan, çalışmanın çıkış noktası olduğu ve merkezine
oturtulduğu için evrensel tasarım, ergonomi ve engelsiz erişim ifadeleri ön
plana çıkmaktadır. Bu durum, donatı tasarımı aracılığıyla kullanıcıların
mekândan (kent ölçeğinden / ürün ölçeğine) maksimum düzeyde faydalanmasını
öngören tasarım önerilerini tartışmaya açmaktadır.