“Genç Yetişkinlerde Madde Kullanma Eğilimi ve Çocukluk Çağı Travmaları Arasındaki İlişkide Duygu Düzenleme Güçlüğünün Aracı Rolü “
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Haliç Üniversitesi, Lİsansüstü Enstitüsü, Klinik Psikoloji, Türkiye
Tez Danışmanı: Burcu Türk
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu araştırmada genç yetişkinlerde madde kullanma eğilimi ve çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün aracı rolü incelenmiştir. Madde kullanma eğilimi, çocukluk çağı travmaları, duygu düzenleme güçlüğünün cinsiyet, eğitim düzeyi, ekonomik düzey, medeni durum, çalışma durumu, yetiştiği aile türü vb. gibi değişkenler ile ilişkisi ele alınmıştır. Araştırmanın örneklemini 351’ i kadın, 160’ ı erkek olmak üzere 20-45 yaş aralığındaki madde kullanma eğilimi olan 511 kişi oluşturmaktadır. Katılımcılara “Demografik Bilgi Formu”, “Madde Kullanma Eğilimi Ölçeği”, “Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği” ve “Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği” uygulanmıştır. Bu çalışmada, istatistiksel analizler IBM SPSS 27 kullanılarak yapılmıştır. Demografik değişkenler dikkate alınarak ölçeklerin ortalama puanlarındaki farklılıkları incelemek için Bağımsız Gruplar t-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. ANOVA testinin varsayımları sağlanmadığında, Kruskal-Wallis H testi tercih edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkilerin düzeyi ve yönünü belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Aracı rolünü değerlendirmek için Process Macro 4.2 kullanılmış ve Bootstrap yöntemi uygulanmıştır. Aracılık analizi sonucunda çocukluk çağı travmaları bağımsız değişkeninin madde kullanım eğilimini istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde yordadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuca göre çocukluk çağı travmaları doğrudan madde kullanım eğilimini artırırken, duygu düzenleme güçlüğü bu ilişkiye kısmen aracılık etmektedir. Yani, çocukluk çağı travmaları yaşayan bireylerde madde kullanım eğiliminin artması, kısmen bu bireylerin duygularını düzenlemekte yaşadığı zorluklardan kaynaklanmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular literatür çerçevesinde değerlendirilmiştir.