İletişim Eğitimine Yapay Zekâ Entegrasyonu: Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Eğitimi Örneği


Uzman EFE ANĞIN

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yenilik Yönetimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Ceren Bilgici

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu araştırma, üretken yapay zekâ teknolojilerinin halkla ilişkiler ve reklamcılık eğitimine entegrasyonunu, akademi ve sektör olmak üzere iki temel paydaş grubunun perspektifinden karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, paydaş türü (akademi–sektör) ve alan (halkla ilişkiler–reklamcılık) eksenlerinin kesişiminde nitel bir araştırma tekniği ile yürütülmüştür. Amaçlı örnekleme yoluyla belirlenen 17 katılımcıyla çevrimiçi derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme formu Teknoloji Kabul Modeli, Yeniliklerin Yayılması Kuramı ve kaygı çerçeveleri temelinde geliştirilmiştir. Bulgular Braun ve Clarke'ın altı aşamalı tematik analiz yaklaşımı izlenerek MAXQDA yazılımıyla analiz edilmiştir. Bulgular, mevcut yapay zekâ bakış açısı ve kullanım pratikleri, müfredat ve eğitim süreçlerine entegrasyon, sektörün ihtiyaçları ve beklentileri, etik çıkmazlar ve ekosistem sorunları ile gelecek vizyonu ve istihdam olmak üzere beş ana tema altında sunulmuştur. Bulgular, sektör profesyonellerinin üretken yapay zekâyı yoğun biçimde operasyonel ve uygulamaya dönük bir üretim aracı olarak konumlandırdığını göstermektedir. Akademisyenlerin ise teknolojiyi öncelikle eğitim süreci ve etik denetim ekseninde değerlendirdiği görülmektedir. Yeni yapay zekâ ders önerilerine ilişkin içeriğin ağırlıklı olarak sektör katılımcılarından gelmesi, müfredat tasarımına yönelik beklentinin akademiden çok sektör tarafından dile getirildiğine işaret etmektedir. Araştırma, akademi ile sektör arasında üretken yapay zekânın kullanımına yönelik bir karşıtlık olmadığını ortaya koymaktadır. Ancak, eğitim sürecindeki öncelik sırası, etik sınır ve mesleki yetkinlik düzeyinde bir beklenti farklılığı bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu farklılığın, yapay zekâ okuryazarlığı ve etik zemin üzerine kurulan, alan temelli modüllerle desteklenen hibrit bir müfredat mimarisi ile giderilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.