2018 ve 2024 Ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programlarının 9.sınıf Düzeyinde Karşılaştırmalı İncelenmesi


Gündüz G. F., Akgöz Dündar B.

Bursa Eğitim Kongresi, Bursa, Türkiye, 28 - 29 Nisan 2026, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • İstanbul Kültür Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Öğretim programları, eğitim sistemlerinin benimsediği pedagojik anlayışı, öğrenme hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için öngörülen öğretim süreçlerini yansıtmaktadır. Bu bağlamda, programlarda gerçekleştirilen güncellemelerin yalnızca içerik düzeyinde değil; yapı, öğrenme anlayışı ve ölçme-değerlendirme yaklaşımları açısından da bütüncül biçimde ele alınması önem taşımaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2018 Ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programı ile 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortaöğretim Kimya Dersi Öğretim Programını, 9. sınıf düzeyi özelinde karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı benimsenerek karşılaştırmalı doküman analizi deseniyle yürütülmüştür. Veri kaynağını, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2018 ve 2024 kimya öğretim programlarının 9. sınıfa ilişkin bölümleri oluşturmaktadır. Programlar; yapısal örgütlenme, kazanım/öğrenme çıktıları, içerik kapsamı, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme-değerlendirme yaklaşımları olmak üzere beş ana boyut çerçevesinde analiz edilmiştir. Veri çözümleme yöntemi olarak ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, 2018 programının ünite temelli ve kazanım odaklı, 2024 programının ise tema temelli ve öğrenme çıktısı merkezli bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. 2024 programında temaların büyük bir çoğunluğunda öğrenme çıktısı sayısının arttığı, her bir çıktının daha kapsayıcı ve çok boyutlu biçimde yapılandırıldığı belirlenmiştir. İçerik açısından her iki programda da temel kimya kavramlarının korunduğu; ancak 2024 programında bu kavramların günlük yaşam, çevre ve sürdürülebilirlik bağlamlarıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirildiği görülmektedir. Öğrenme-öğretme süreci açısından ise benzerlikler bulunmakla birlikte, sürecin yapılandırılması açısından belirgin farklılıklar olduğu görülmektedir. Her iki programda da öğrenci merkezli yaklaşım temel alınmış; araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme, problem çözme, iş birliğine dayalı öğrenme ve laboratuvar etkinliklerine yer verilmiştir. Bununla birlikte 2018 programında öğrenme-öğretme süreci daha genel bir çerçevede ele alınmış ve öğretmene uygulama sürecinde esneklik tanınmıştır. 2024 programında ise öğrenme-öğretme sürecinin daha ayrıntılı biçimde yapılandırıldığı, öğrencinin aktif katılımının ve öğrenme sürecindeki rolünün daha açık bir şekilde tanımlandığı görülmektedir. Ayrıca öğrenme ortamlarının çeşitlendirilmiş ve öğrenme sürecine ilişkin geri bildirim daha fazla vurgulanmıştır. Ölçme-değerlendirme süreci açısından her iki programda da sürece dayalı, çok yönlü ve öğrenci merkezli bir değerlendirme anlayışının benimsendiği görülmektedir. Bununla birlikte 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programında, performansa dayalı ölçme araçlarının daha sistematik kullanımı, dereceli puanlama anahtarlarının ön plana çıkarılması, biçimlendirici değerlendirme süreçlerinin güçlendirilmesi ve değerlendirme verilerinin öğretim sürecini yönlendirmede aktif kullanılması gibi önemli yenilikler dikkat çekmektedir. Ayrıca üst düzey düşünme becerilerinin ölçülmesine yönelik araçların geliştirilmesi, öz ve akran değerlendirme süreçlerinin teşvik edilmesi ve dijital ölçme araçlarının sürece entegre edilmesi 2024 programının öne çıkan özellikleri arasındadır.  Araştırma bulgularına dayanarak, 2024 öğretim programında benimsenen tema temelli ve bütüncül yapının sınıf içi uygulamalara etkili şekilde yansıtılabilmesi için öğretmenlere yönelik uygulama temelli hizmet içi eğitimlerin planlanması önerilmektedir. Ayrıca, programın öğrenme-öğretme ve ölçme-değerlendirme boyutlarının uygulamadaki karşılığını ve öğretmen yorumlarını ve 2018–2024 programları arasındaki farklılıkların öğretim sürecine etkilerini inceleyen öğretmen ve öğrenci görüşleri ile deneyimlerini içeren nitel, karma ve uygulamaya dayalı araştırmaların yapılması önem taşımaktadır.