Türkiye Şiddet Haritası 2025


Creative Commons License

Erbay A.

Teknik Rapor, ss.1-70, 2025

  • Yayın Türü: Diğer Yayınlar / Teknik Rapor
  • Basım Tarihi: 2025
  • Sayfa Sayıları: ss.1-70
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Kültür Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

derlenen 2289 kişilerarası şiddet vakasının adli psikoloji ve kriminoloji perspektifiyle derinlemesine analiz edilmesi sonucunda oluşturulmuştur. 2024 yılı verileriyle karşılaştırmalı olarak hazırlanan bu rapor, şiddetin Türkiye genelindeki mekânsal, zamansal ve niteliksel değişimlerini kriminolojik teoriler eşliğinde sunmaktadır. Raporun en can alıcı bulguları şu şekilde sıralanmaktadır: 1. Şiddet vakalarının toplam sayısı 2024 yılına oranla %75’lik bir artış göstererek 2289’a yükselmiştir; bu artış içerisinde yaralama vakaları %61,5 ile baskın suç türü haline gelmiş, toplumsal gerilim ve asabiyet düzeyinin yükseldiğini kanıtlamıştır. 2. Şiddetin coğrafi odağı Marmara Bölgesi’nden Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine kaymış; özellikle Şanlıurfa ve Adana illerinde vaka sayıları sırasıyla yaklaşık 13 kat ve 5 kat artarak bu bölgeleri yeni kriminolojik “sıcak noktalar” haline getirmiştir. 3. Şiddet, “mahrem” alandan sokağa taşmış; 2024 yılında %13,2 olan yabancı fail oranı 2025 yılında %38,8’e fırlayarak toplumsal güven bağlarının zayıfladığını ve kamusal alanın güvenliği konusundaki risklerin arttığını göstermiştir. 4. Ateşli silah kullanımı cinayet vakalarında %62’lik bir hakimiyet kurarak bireysel silahlanmanın şiddetin ölümcüllük dozajını dramatik şekilde artırdığını bilimsel bir kesinlikle ortaya koymuştur. 5. Faillerin %95,5’i erkeklerden oluşmaktadır; bu durum kriminolojideki “erkeklik ve suç” arasındaki bağın daha da kemikleştiğini ve şiddetin birincil kaynağının erkek odaklı saldırganlık şemaları olduğunu teyit etmektedir. 6. Kırılgan gruplar olan yaşlılar (60+ yaş) ve çocuklara (0-18 yaş) yönelik şiddette “yabancı fail” oranlarının ciddi şekilde artması, bu grupların sosyal koruma kalkanlarının ekonomik ve toplumsal stresörler karşısında zayıfladığını kanıtlamaktadır. 7. Şiddetin zamansal dağılımı iklimsel değişimlerle paralellik göstermiş; aşırı sıcak hava dalgalarının etkisiyle Eylül ayı %10,4 ile en riskli ay olarak öne çıkmış, “sıcaklık-saldırganlık” hipotezi 2025 verileriyle bir kez daha doğrulanmıştır.